“Kalp damar tıkanıklıklarının yaklaşık yüzde 20’sinde sessiz iskemi hastalığı görülüyor”

İSTANBUL, (DHA)- Kardiyolog Prof. Dr. Bilal Boztosun, halk arasında gizli kalp, tıbbi adıyla ‘sessiz iskemi’ olarak bilinen hastalığa ilişkin uyarılarda bulundu. Kalp damar tıkanıklıklarının yaklaşık yüzde 20’sinde görülen sessiz iskemi hastalığının bazen ölümden sonra tespit edilebildiğini belirten Prof. Dr. Boztosun, “Gizli kalp hastalığı olan kişiler, kalp krizinin tipik bulguları olan göğüste sıkışma, yanma, sol kola vuran ağrı gibi şikayetler olmadan kalp krizi geçirebiliyor. Bu durum yaklaşık yüzde 20 hastada görülüyor. Bu hastaların bir kısmına rutin kalp kontrolü esnasında tanı koyabiliyoruz. Maalesef gizli kalp hastalığı tanısı, hastaların bir kısmında ölümden sonra tespit edilebiliyor” dedi.

Mobil uygulama ile jinekolojik kansere farkındalık Mobil uygulama ile jinekolojik kansere farkındalık

Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bilal Boztosun, halk arasında gizli kalp, tıbbi adıyla ‘sessiz iskemi’ olarak bilinen hastalığa ilişkin uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Boztosun, risk altındaki bireylerin şikayetleri olmasa bile düzenli olarak kontrole gitmeleri gerektiğini söyledi.

“ŞEKER HASTALARI ÖZELLİKLE GİZLİ KALP KRİZİ AÇISINDAN RİSKLİ GRUBU OLUŞTURUYOR”

Prof. Dr. Boztosun, kalp damarlarında tıkanıklığı olan kişilerin özellikle efor esnasında ağrıyı hissederek dinlenmeye geçtiğine işaret ederek şu bilgileri verdi:

“Bu uyarı sayesinde kendilerini zorlamaktan kaçınarak doktora daha erken başvurabilir. Ancak gizli kalp hastalığı olanlarda göğüs ağrısı gibi erken uyarı mekanizması olmadığı için istirahate geçmezler, spor yapmaya ya da kalbi zorlamaya devam ederler. Bu da sonuçta kalp krizinin oluşmasına zemin hazırlar. Bu sebeple gizli kalp hastalığı olanlar doktora geç başvurur. Bu hastalarda kalp krizine bağlı ölüm riski normal kalp krizi geçirenlere kıyasla en az 2 kat daha yüksek. Ağrısı olmayan, yalnızca nefes zorluğu, halsizlik, bulantı, kusma ve terlemesi şikayetleri de gizli kalp hastalığı bulgusu olabilir. Şeker hastaları özellikle gizli kalp krizi açısından riskli grubu oluşturuyor. Yapılan çalışmalarda ileri evre kontrolsüz şeker hastalığı olanlarda gizli kalp hastalığı riske yüzde 60’a ulaşabiliyor. Yine aşırı kilolu bireyler, kronik akciğer hastalığı, uyku apnesi, total kolesterol 240 miligram/desilitre üzeri veya LDL kolesterol 160 miligram/desilitre üzeri veya HDL kolesterol 35 miligram/desilitre altı olanlar, yoğun sigara tüketenler ve kadınlarda gizli kalp hastalığı riski daha yüksek. Yine ileri yaşta, kalp nakli öyküsü olanlarda da gizli kalp hastalığı riski daha fazla.”

"ANİ TANSİYON DEĞİŞİKLİĞİNDEN KORKUN"

Özellikle risk altındaki bireylerin şikayetleri olmasa bile düzenli olarak kontrole gitmeleri gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Boztosun, “Şeker hastalığı olan, ailesinde yaygın kalp hastalığı bulunan, yoğun sigara tüketen ve yaşam tarzına dikkat etmeyen kişiler göğüs ağrısı gibi şikayetleri olmasa bile gerekli tetkikleri yaptırmalı. Risk faktörleri olan kişiler mutlaka şeker, kolesterol tetkiklerini yaptırmalı tansiyon değerlerini ölçtürmeli. Daha önceden tansiyon yüksekliği olmaması, fakat aniden ortaya çıkan yüksek tansiyon şikayeti krizin erken dönem önemli bulgusu olabilir. Yeni başlangıçlı ani yükselen tansiyonu olan bireyler de mutlaka gizli kalp hastalığı açısında gerekli kontrolden geçmeli. Belirli periyodlarla check-up kontrolleri olası ileride gelişebilecek kalp krizi riskine karşı korunmada mutlak fayda sağlar. Sağlıklı bir yaşam biçimini benimsemek çok önemli. Doymuş, katı yağlardan fakir, günlük toplamda tüketilen tuz miktarının bir çay kaşığını aşmayacak şekilde olması, sigara içilmemesi, bel çevresini erkeklerde 94 cm, kadınlarda 88 santimetrenin altında tutmaya çalışmak, haftada en az 5 gün, minimum toplamda 1 buçuk saat orta tempolu egzersiz yapmak olası kalp krizinden korur” diye konuştu.