Ufuk AKTUĞ/İSKENDERUN (Hatay),(DHA)-İSKENDERUN Teknik Üniversitesi'nden (İSTE) Prof. Dr. Semir Över, "Ölüdeniz Fayı, 1000 kilometrelik bir fay. Antakya'nın güneyinden, Suriye, Lübnan, İsrail ve Akabe Körfezi'ne kadar uzanan bir fay. Dolayısıyla Hatay'da kırılmış olan alanlardan Ölüdeniz Fayı geçmediği için bizim geliştirdiğimizi modele göre, orada büyük bir deprem beklemiyoruz. Bizim modele göre; Ölüdeniz Fayı, Antakya'nın ya da Hatay'ın içerisine girmiyor" dedi.

Çok sayıda kuryenin aynı anda sipariş getirdiği adreste oturan işletmeci konuştu Çok sayıda kuryenin aynı anda sipariş getirdiği adreste oturan işletmeci konuştu

İSTE Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Semir Över, Ölüdeniz Fayı'nın kırılması halinde Hatay'da 7 ve üzeri büyüklükte deprem olacağına dair görüşü değerlendirdi. Ölüdeniz Fayı'nın, Amik Ovası'nın güneyinden itibaren aşağı doğru ilerlediğini ve hareketinin sönümlendiğini belirten Prof. Dr. Över, "Ölüdeniz Fayı, 1000 kilometrelik bir fay. Antakya'nın güneyinden, Suriye, Lübnan, İsrail ve Akabe Körfezi'ne kadar uzanan bir fay. Dolayısıyla Hatay'da kırılmış olan alanlardan Ölüdeniz Fayı geçmediği için bizim geliştirdiğimizi modele göre, orada büyük bir deprem beklemiyoruz. Bizim modele göre; Ölüdeniz Fayı, Antakya'nın ya da Hatay'ın içerisine girmiyor. Nerede başlıyor? Amik Ovası'nın güneyinden itibaren, Suriye, Lübnan, İsrail şeklinde Ölüdeniz'e kadar devam ediyor. Burada 7 veya daha büyük deprem üretme potansiyeline sahip bir fay, çünkü levha sınır fayıdır. Biz de bunu planlamıştık, burada meydana gelebilecek bir depremin yeri çok önemli. Eğer Türkiye'ye, Hatay'a yakın bir yerde meydana gelirse, elbette Hatay'da da daha çok hasar olur. Eğer uzak yerde olursa, ne kadar çok uzaklaşırsa; hasar o kadar az olur. Ancak Hatay'a yakın bir yerde, Suriye, Lübnan gibi bir yerde olacakmış gibi davranmamız gerekiyor. Orta ve kısa vadede, orta ve ağır hasarlı binalardan uzak durmamız gerekiyor. Uzun vadede yeniden inşa edilecek olan yıkılmış binalar yerine depreme dayanıklı binalar yapmamız gerekiyor. Uzun vadede, 10, 50, 100-200 yıl sonra meydana gelecek depreme dayanıklı binaları inşa etmek zorundayız" dedi.

'SURİYE, LÜBNAN VE İSRAİL'DE BÜYÜK DEPREM BEKLİYORUZ'

Ölüdeniz Fay hattının kırılmasıyla olası büyük depremin Suriye, Lübnan, İsrail tarafında beklendiğini vurgulayan Prof. Dr. Över, "Orada olabilecek bir depremin, Hatay'da yüzey kırığı oluşturmasını beklemiyoruz. Yakın ve uzak deprem durumlarında olduğu gibi, civar bölgelerde sarsıntılar olacaktır. Yer bilimciler, deprem bilimciler bir depremin oluş zamanını maalesef söyleyemiyor. 6 Şubat depremi ve sonrasındaki deprem silsilesinde, bölgemizi etkileyen pek çok hasarlar meydana geldi. Bunların başında yaklaşık 300 kilometrelik bir yüzey kırığı oluştu. Yüzey kırıkları, ana faylar boyunca 4- 4,5 metrelik atımlar meydana geldi. Bu bölgede meydana gelen depremlerin levha sınırları boyunca geliştiğini söyleyebiliriz. Levha sınırları, levhaların göreceli hareketleri boyunca meydana gelir. Bölgemizi etkileyen levhalar, Arabistan, Afrika, Avrasya'dır. Söz konusu levhaların hareketlerini denetleyen ve hareketlerini sağlayan levha sınırları ülkemizde kuzey hattı boyunca, Kuzey Anadolu Fay Zonu, Doğu Anadolu Fay Zonu ve güneyde Helenik Kıbrıs Fay Zonu'dur. Ülkemizde belirgin olmayan levha sınır fayları 2 tanedir, bir tanesi Hatay bölgesi, bir tanesi Marmara bölgesidir. Marmara bölgesinde belirsizlik hala devam ediyor. Birçok model geliştirilmiştir. Bu modellerin hangisinin doğru olacağı, olası bir depremde daha netlik kazanacaktır ama şu anda tartışma sürüyor. Anadolu Fay Zonu Bingöl'ün Karlıova ilçesinden, Türkoğlu'na kadar, Amik Ovası'na kadar uzanır. Oradan da Antakya'dan Samandağ üzerinden Kıbrıs'ın güneyine kadar uzanan Kıbrıs Antakya Transform Fay Zonu var; o da Amik Ovası'nda sönümlenir" diye konuştu. (DHA)