'Dur' ihtarına uymayan ehliyetsiz traktör sürücüsüne 44 bin lira ceza 'Dur' ihtarına uymayan ehliyetsiz traktör sürücüsüne 44 bin lira ceza

'İRAN'LA YENİ SINIR KAPILARI AÇILMASI KONUSU GÜNDEMİMİZDEDİR'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Türkiye-İran İş Forumu'nda konuştu. Erdoğan, Türkiye-İran İş Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi'nin 8'inci Toplantısı vesilesiyle bugün biraya geldiklerini söyledi. Erdoğan, "Dar kapsamlı görüşmelerimiz oldu Sayın Reisi ile. Daha sonra heyetler arası toplantımızı yaptık. Ve aziz kardeşim Sayın Reisi ile bu toplantıya iştirak etmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Kirman'daki terör saldırılarında hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa diliyorum. Türkiye ve Türk Milleti olarak İran halkının acısını yürekten paylaşıyoruz. Bu eylemler sadece İran halkını değil, doğrudan bölgemizin huzurunu, barışını ve istikrarını hedef almaktadır. Kandan ve göz yaşından beslenen kaos tüccarları emellerine inşallah ulaşamayacaktır. Türkiye- İran arasında ekonomik ve ticari iş birliğini daha da güçlendireceğine inandığım bu forumun hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bugün burada düzenlediğimiz faaliyetin Türkiye ve İran için hayırlı olmasını ümit ediyorum" dedi.
'TÜRKİYE İRAN’IN AVRUPA’YA AÇILAN KAPISIDIR'
Erdoğan, Türkiye ve İran'ın yaklaşık 170 milyonu aşan toplam nüfusa ve muazzam kaynaklara ve insan gücüne sahip iki komşu ve kardeş ülke olduğunu belirterek şöyle devam etti:
"Tarih boyunca medeniyetlere beşiklik yapmış ülkelerimiz arasında köklü, çok boyutlu ilişkiler mevcuttur. İran ülkemizin Asya’ya açılan kapılarından biriyken Türkiye de İran'ın Avrupa'ya açılan kapısıdır. Ülkemiz arasındaki iktisadi ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi için ciddi potansiyelin olduğunu görüyoruz. Bugüne kadar bu potansiyelden çeşitli sebeplerden yeterince istifade edemedik. Ama ticaret ve yatırımlar başta olmak üzere ilişkilerimizi halklarımızın refahını artıracak şekilde koruduk. Sayın Reisi ile gerçekleştirdiğimiz ikili ve heyetler arası görüşmelerde iş birliğini geliştirme irademizi yeniden teyit ettik. Farklı alanlarda imzalamadığımız anlaşmalar ki bugün 10 anlaşma imzaladık, ilişkilerimizin hukuki zeminini bu anlaşmalar tahkim etmiştir. Burada şu hususu ifade etmek istiyorum; bölgemizde güvenlik, istikrar ve refahın hakim kılınmasında bölgesel sahiplenme ve iş birliğinin önemi vazgeçilmezdir. Dolayısıyla iki büyük bölgesel güç olan Türkiye ve İran refah, kalkınma ve istikrar için aralarındaki iktisadi iş birliğini mutlaka ilerletmelidir. Bu anlayışla geçmişte İran ile ortaya koyduğumuz 30 milyar dolarlık ticaret hedefine ulaşma kararlılığımızı devam ettiriyoruz."
'İKİLİ TİCARETİMİZ SON YILLARDA GERİLEMELERE SAHNE OLMAKTADIR'
Erdoğan, "2012 yılında yaklaşık 22 milyar dolara ulaşan ikili ticaretimiz son yıllarda gerilemelere sahne olmaktadır. Bunun temel nedeni İran’a uygulanan yaptırımlar ve salgın olmuştur. Salgın geride bırakılmış olmakla birlikte yaptırımların ticareti engelleyici etkileri halen sürüyor. Esasen Türkiye olarak buradaki ilkeli tutumumuzu koruyoruz. Tek taraflı yaptırımları tasvip etmediğimizi, bu tür baskı araçlarına başvurulmasının amaca hizmet etmediğini her zaman dile getirdik. Yaptırımlar nedeniyle komşumuz İran ile ekonomi ve ticari ilişkilerimizi sonlandırmadık, bundan sonra da sonlandırmayacağız. Mevcut durumda yaptırımlar, İran'la iş ilişkilerimizde özellikle bankacılık sisteminden kaynaklanan sorunlara yol açıyor. Bu ve benzeri sorunların kısa zamanda çözüme kavuşturulmasını ümit ediyoruz. İkili ticaretimizi geliştirme konusunda en temel ihtiyaçlardan birisi tercihli ticaret anlaşmasının kapsam dışı bırakılan 67 ürünümüz dahil tam olarak uygulanması ve bilhare içeriğinin daha da genişletilmesidir. Karma Ekonomik Komisyon'un müteakip toplantısının ekonomi, ticaret ve yatırım alanındaki tüm konuların kapsamlı olarak ele alınması açısından faydalı olacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
'İRAN'LA YENİ SINIR KAPILARI AÇILMASI KONUSU GÜNDEMİMİZDEDİR'
Erdoğan, iki komşu ülke olarak İran’la ticaretin gelişmesi için sınır bölgelerdeki faaliyetlere ve buralardaki altyapıya özel önem verdiklerini ifade ederek, "Gürbulak- Bazargan Sınır Kapısı'nda 2021 yılında başladığımız modernizasyon çalışmaları tamamlanınca Esendere ve Dilucu Gümrük Kapıları rahatlayacak ve Gürbulak yüksek kapasiteyle hizmet verecektir. İran'la yeni sınır kapıları açılması konusu da gündemimizdedir. Sınır illerimizin ekonomik kalkınmasını artırmaya mağtuf sınır ticaret merkezleri tesis edilmesi çalışmaları da devam ediyor. Türk müteahhitlik sektörünün başarıları tüm dünya tarafından bilinmektedir. Ticaret Bakanlığı'mız verilerine göre müteahhitlik firmalarımız İran’da bugüne kadar toplam 4,6 milyar dolarlık 56 proje üstlendi. Birçok batılı firma yaptırımlar nedeniyle İran'dan kaçarken tüm zorluklara rağmen 200 firmamız İran’da kalmayı tercih etmiştir. Firmalarımızdan bazılarının karşılaştığı sorunların çözümü konusunda somut adımlar atılmasını bekliyoruz. Bunun Türkiye'den İran'a daha fazla yatırım gitmesinin önünü açacağına inanıyorum. Biz de firmalarımızı kazan-kazan anlayışı çerçevesinde İran’da daha fazla yatırım yapmaya teşvik edeceğiz" diye konuştu.
'ZORLUKLARA RAĞMEN TİCARETİMİZİ ARTIRMAYA YÖNELİK GİRİŞİMLERİ SÜRDÜRMELİYİZ'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikili ticaretin gelişmesi bakımından taşımacıları mağdur eden akaryakıt fiyat farklarını karşılıklı olarak kaldırma önerilerini bir kez daha tekrarladığını ifade ederek, şunları söyledi:
"Türk Hava Taşımacılığı firmalarının İran’daki frekans kısıtlamalarının kaldırılması veya daha üst sınır belirlenmesi taleplerinin karşılanması da ticari temasların artmasını sağlayacaktır. Aynı şekilde Tahran-Van yolcu tren seferlerinin yeniden başlatılmasında fayda görüyoruz. İranlı kardeşlerimizin en fazla tercih ettiği turizm destinasyonunun Türkiye olması bizleri memnun ediyor. Bu eğilimin devam etmesini arzu ediyoruz. Bu toplantıya iş insanlarımızın ilgisinin Türk müteşebbislerin İran'a yatırım yapmakta ne kadar istekli olduklarını gösterdiğini düşünüyorum. Bu yoğun ilgi somut neticelere tahvil etmek bizlerin elindedir. Her zaman söylediğim gibi siyasetçiler olarak bizim vazifemiz iş dünyamıza yardımcı olmak, sizlerin önünü açmaktır. Tüm zorluklara rağmen karşılıklı ticaretimizi artırmaya yönelik girişimleri sürdürmeliyiz. Biz sizlere gereken desteği vermeye hazırız. Ekonomik ve ticari ilişkilerimizin geliştirilmesi noktasında atacağınız her adımın samimiyetle arkasında olacağımız bilinmesini isterim. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanı kardeşim Reisi’nin Türk firmalarına ve yatırımcılara verdiği desteği artırarak sürdüreceğinden şüphe duyuyorum. Hedeflerimize el birliği için ulaşacağımıza yürekten inanıyorum."
'GAZZE HALKI İNSANLIK TARİHİNE UTANÇLA GEÇECEK BİR VAHŞETİN KURBANI OLDU'
Konuşmasında İsrail'in Filistin’e yönelik saldırılarına da değinen Erdoğan, "Bugünkü iş formumuzu Gazze'de ve işgal edilmiş Filistin topraklarında 7 Ekim'den beri devam eden katliamların gölgesinde gerçekleştiriyoruz. İsrail’in masum Filistinli kardeşlerimize yönelik saldırıları ve bunun sonucunda çoğu çocuk ve kadın 26 bin insan şehit edildi. 65 bin kardeşimiz yaralandı. Gazze halkı insanlık tarihine utançla geçecek bir vahşetin kurbanı oldu. 10 yıllardır dünyaya insan hakları ve demokrasi dersi verenlerin gerçek yüzlerini bu süreçte hep birlikte gördük. Türkiye olarak ilk günden itibaren bu meselede onurlu, kararlı ve vicdanlı bir duruş sergiledik. Diplomasiden insani yardımlara kadar her alanda tüm imkanlarımızla Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya çalıştık. Mısır'ın da desteğiyle şimdiye kadar 17 uçak ve 5 gemi dolusu insani yardım malzemesini El Ariş'e gönderdik. Böylece 26 bin tonu un olmak üzere toplam 30 bin tonu aşkın yardım malzemesini Gazzeli kardeşlerimize ulaştırmak üzere bölgeye sevk ettik. 380 hasta ve yaralı, 344 refakatçiyi Türkiye'de misafir ediyor, tedavilerini sağlıyoruz. İsrail’in işlediği savaş suçlarının yanına kar kalmaması amacıyla uluslararası hukuk kulvarında atılan adımlara destek veriyoruz" dedi.
'FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİ ASLA VE ASLA YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ'
Erdoğan, konuşmasının devamında, "Katliamların durması, ateşkesin tesisi ve bölgede kalıcı barışa giden yolun açılması için var gücümüzle çalışıyoruz, çalışacağız. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadelemizi sürdüreceğiz. Filistinli kardeşlerimizi asla ve asla yalnız bırakmayacağız. Kandan ve gözyaşından beslenen mevcut İsrail yönetiminin de gittikleri bu yolun yol olmadığını görmelerini, katliamlarına bir an önce son vermelerini bekliyoruz. Daha önce de ifade ettiğim gibi; zulümle abad olmaya çalışanın ahiri berbat olur. Bu süreçte zafer Filistinli kardeşlerimin olacaktır. Rabbim Filistinli kardeşlerimizi rahmetiyle nusretiyle kuşatsın diyorum. İsrail'in işgal politikaları karşısında canlarıyla topraklarını savunan Filistinli kardeşlerime yüce Allah'tan yardım niyaz ediyorum. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz Türkiye-İran iş formunun bu bakımdan hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ediyorum" dedi. (DHA)

Kaan ULU/ANKARA, (DHA)-

FOTOĞRAFLI